alışmış

s.
1. 习惯了的, 习惯于…的
2. 不再感到陌生的, 混熟了的, 熟悉了的, 适应了的
is. 习惯
◆ Alışmış kudurmuştan beterdir. 恶习难改。

Türkçe-Çince Sözlük. 2014.

Look at other dictionaries:

  • alışmış — sf. Alışkın Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller alışmış kudurmuştan beterdir alışmış kursak bulamacını ister …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışmış kudurmuştan beterdir — alışılan bir şeyden kolayca vazgeçilmez anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışmış kursak bulamacını ister — kişi, yararlanmaya alıştığı şeyden yoksun kalmak istemez anlamında kullanılan bir söz …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • mə’luf — ə. alışmış, adət etmiş, öyrəşmiş ə. yemlənmiş, ələf verilmiş (otyeyən heyvan haqqında) …   Klassik Azərbaycan ədəbiyyatında islənən ərəb və fars sözləri lüğəti

  • tiryaki — sf., Ar. tiryāḳī 1) Afyon, tütün, kahve, çay vb. keyif veren maddelere alışmış olan (kimse) Tiryaki değildi ama aklına estikçe içiyordu. Ç. Altan 2) mec. Bir şeye çok alışmış, vazgeçemeyen Belki de habire yenilmekte olduğu için zaten öfkesi… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışkın — sf. Bir şeye veya bir şey yapmaya alışmış olan, alışkan, alışmış Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller alışkın olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • adamcıl — sf. İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis Hem de ne adamcıldır, ne candır, bilseniz. Y. K. Karaosmanoğlu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışık — sf., ğı Herhangi bir duruma alışmış olan Merdivenden gayet zarif ve alışık bir eda ile çıkmaya hazırlandığı belliydi. R. H. Karay Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller alışık olmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışılmak — e Bir şeye alışmış duruma gelinmek Sıkıntılara alışılır …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışkanlık — is., ğı 1) Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, itiyat, huy, ünsiyet ... devlet, gençleri ... kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır. Anayasa 2) Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet 3) fel., ruh b. İç… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • alışmak — e 1) Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek Muhtaç değiliz ama ben çalışmaya alıştım. E. İ. Benice 2) Yadırgamaz duruma gelmek Havaya alışmak. Bulunduğu çevreye alışmak. 3) Uyar duruma gelmek, uygun gelmek, intibak etmek Bu mesleğe alışmış… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.